Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kanınızda Hayat Var...

Yazar: murat güneş Tarih: 20:12 Kategori: Yorum:



Aylar önce arkadaşlarımla birlikte sosyal medya üzerinden kurmuş olduğum Kanında Hayat Var Grubu tüm hızıyla hastalara umut olmaya devam ediyor. (Ben artık iş dünyası nedeniyle etkin olamasam da).

Bu grup sayesinde pek çok kanser ve diğer hastalıklara yakalanmış insan trombosit ve diğer kan ürünleri ihtiyaçlarına ulaşabiliyorlar.

Çünkü bu gruptaki insanlar en ufak bir çıkar gözetmeksizin ya duyuruları kendi sayfalarında veya üye oldukları gruplarda paylaşıyorlar ya da kendi kan gruplarına uyuyor ise hastaneye koşup ihtiyaç sahiplerine can oluyorlar.

Unutmayın ki o hasta siz olabilirsiniz....

Saygılarımla.                                             

 Murat GÜNEŞ

www.facebook.com/groups/kanindahayatvar


Teknoloji Stresinden Kurtulma Yolları

Yazar: murat güneş Tarih: 15:34 Kategori: , Yorum:

Teknolojinin tüm nimetleri istesek de istemesekte hergün hayatımıza  girmektedir.Uzun süre teknoloji ürünleriyle vakit geçirildiği zaman TEKNOSTRES adı verilen yeni bir tür hastalığa yakalanma ihtimaliniz yükselmekte.Peki bu TEKNOSTRES nedir ? Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul bunları sizler için birer birer açıkladı.  Baş ağrısı, halsizlik, uykusuzluk gibi rahatsızlıklara yol açan teknostresten nasıl kurtulabileceğimizi yazının devamında okuyabilirsiniz.
Akıllı telefonlar, internet, akıllı televizyonlar, tabletler derken giderek hızlanan teknolojiye ayak uyduramayan insanın yaşadığı stres baş ağrısı, halsizlik, uykusuzluk, sosyal ilişkilerden uzaklaşma, beyin yorgunluğu ve tahammülsüzlük olarak karşımıza çıkıyor. Sürekli akan mail trafiği, giderek artan ve yaşamın her alanını kaplayan sosyal medyayı takip etme zorunluluğu, beğenildim, beğenilmedim, takip edildim, edilmedim kaygılarının öne çıkması ile günümüz insanı sürekli baskı altında yaşıyor. Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul teknostresle ilgii merak edilenleri açıkladı. 
Teknostres cinsel isteği azaltır mı? 
İş hayatında giderek artan teknolojiye ayak uydurma zorunluluğu, çalışma saatlerinin normal mesai saatlerinin dışına çıkarak artık gece ve gündüz dinlememesi, giderek artan sayıdaki elektronik iletileri cevaplama zorunluluğu ve sadece çevresi ile değil tüm dünya ile rekabet etme çabası giderek artan bir stres yaratıyor. Kişi kendisine ve ailesine zaman ayıramıyor, cinsel isteği azalıyor, giderek kendisine ve dostlarına daha az zaman ayırıyor. Teknostresin iş adamlarında baş ağrısı, psikolojik yorgunluk, sinirsel tansiyon, kötü beslenme, gevşemek için alkol, uyanık kalmak için sigara kullanma ihtiyacını yarattığını biliyoruz. 
Teknostres gençlerin hayatını nasıl etkiliyor? 
Gençler için de benzer durum söz konusu. Gençler, bilgisayar ve akıllı telefonlar nedeniyle ders çalışmak istemiyor, ders için aileyle sürekli kavga ediyor, sosyal medyada yeterince beğenilmeme ya da takip edilmeme kaygısıyla stres altına giriyorlar. Ayrıca gençler daha çok sayıda insanı takip edip onların da kendisini takip etmesini sağlama ihtiyacı hissediyor. Bu nedenle gençler, uykusuz kalıyor, yeterince desteklenmediği durumlarda kendilerini dışlanmış hissediyor ve giderek teknostresin etkilerine daha çok maruz kalıyor. 
Teknostresten nasıl kurtuluruz? 
Teknostresin ortadan kaldırılmasında teknolojiyi gerekli ve yeterli kullanmaya çalışmak önemli. Teknostresten kurtulmak için tüm sosyal medyayı izleyeceğim çabasını daha makul bir seviyeye getirmek gerekiyor. Arkadaşlarla chatleşme ya da WhatsApp’da yazışma takıntı haline getirilmemeli. Spora ve arkadaşlara zaman ayırmak, teknolojiyi gerekli olduğu kadar kullanmak, kendine zaman ayırmak her yaştan teknostres kurbanlarına kurtuluş umudu olabilir.

http://www.gercekbasari.com

Beyin hücrelerinizi öldürmeyin!

Yazar: murat güneş Tarih: 15:23 Kategori: Yorum:



Beyin hücrelerini öldüren 11 neden
Hayattaki sahip olduğumuz en değerli varlık beynimiz. Peki onu ne kadar önemsiyoruz? Örneğin şekerli gıdalar öğrenme yeteneğini olumsuz yönde etkiler. İşte beyin hücrelerinin ölümüne neden olan alışkanlıklar...

1- Şekerli ürünler: Şeker ve şekerli ürünler hem bel çevresinin artışına neden olurlar hem de beyin fonksiyonları için zararlıdırlar. Uzun dönem şeker tüketimi nörolojik sorunların artışıyla sonuçlanıp, hafıza ile ilgili bozukluklara yol açabilmektedir. Şeker tüketimi öğrenme yeteneğini de olumsuz etkilediğinden önceden pişirilmiş hazır hamur işlerinden, şeker, mısır şurubu ve yüksek fruktoz içeren ürünlerden kaçınılmak gerekir.
2- Alkol: Alkolün uzun dönemde karaciğer hasarı yaptığı bilinmektedir, yanı sıra beyinde de zihinsel karışıklığa ve netlik eksikliğine neden olmaktadır. Bir sis oluşumu gibi hem bellek kısmını hem de açık ve rahat düşünme yeteneğini olumsuz yönde etkilemektedir.
3- Abur cuburlar: Abur-cubur besinler beyindeki kimyasalları değiştirebilmekte, depresyon ve anksiyete ile ilişkili semptomlara yol açabilmektedir. Yanı sıra yüksek yağ oranı içeren besinlerin tüketimi bırakıldığı zaman geri çekilme belirtilerine benzer bazı belirtiler tetiklenebilmektedir. Bu tarz besinler mutluluk ve zindelik, genel bir iyi olma hali veren önemli bir kimyasal olan dopamin üretimini olumsuz yönde etkilemektedir. Dopamin aynı zamanda bilişsel fonksiyon, öğrenme kapasitesi, uyanıklılık, motivasyon ve hafıza kısımlarını desteklemektedir. Bu yüzden aşırı yağ içeren tüm besinlerden kaçınılması dopamin salınımını desteklemek açısından önemlidir.
4- Kızarmış yiyecekler: Hemen hemen tüm işlenmiş besinler; kimyasallar, boyalar, katkı maddeleri, yapay tatlandırıcılar veya koruyucular içermektedir. Bunlar hem çocuk hem de yetişkinlerde hiperaktiviteye neden olan bir kimyasalın salınmasına ve davranış ile bilişsel işleyişi etkilemesiyle sonuçlanmaktadır. Kızarmış veya işlenmiş besinler beyindeki sinir hücrelerini yavaş yavaş öldürmektedirler. Bazı yağlar ise diğerlerine göre daha tehlikelidir. Yüksek sıcaklıklardaki ayçiçeği yağı en zehirli olanlar arasında sıralanmaktadır.
5- İşlenmiş veya önceden pişirilmiş tüketime hazır besinler: Kızarmış besinler gibi bunlarda merkezi sinir sistemini etkilemekte ve ilerleyen yıllarda Alzheimer gibi dejeneratif bir beyin hastalığı gelişme riskini arttırmaktadır.
6- Çok tuzlu besinler: Tuzlu besinlerin kan basıncını etkilediği ve kalp üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olduğu biliniyor. Çalışmalarda yüksek oranda tuz alımının (sodyum) bilişssel fonksiyonları etkilediği ve düşünme yeteneğini bozabildiği sonucuna varılmıştır. Tuzlu besinler ve nikotin tüketiminin ilaçlarla benzer etkilere sahip olduğu gösterilmiştir. Şiddetli yoksunluk belirtilerine yol açıp, tuzlu besinlere karşı aşırı isteğe neden olabilmektedirler.
7- Rafine tahıllar (%100 tam tahıllar hariç): %100 tam tahıllar harici tahılların her türlüsü beyin fonksiyonları ve genel sağlık üzerinde bir etkiye sahiptir. %100 tam tahıllar zengin besin öğesi ve lif içeriğine sahiptir, arteriyel (atardamarla ilgili) yaşlanmayı önlediği bilinmektedir. İşlenmiş tahılların düzenli tüketiminde vücut daha erken yaşlanır, hafıza kaybı ve beyinde fonksiyonel aksamalar meydana gelir. İşlenmiş olanları kompleks olanlarla değiştirin. Tam buğday unundan yapılmış ürünler ve tam tahıllı ekmeklere yönelin.
8- İşlenmiş proteinler: Proteinler kasların yapı taşlarıdır ve vücut fonksiyonlarının düzgün çalışması için gereklidir. Et yüksek kaliteli protein kaynağıdır merkezi sinir sistemi fonksiyonlarının devamlılığı için gereklidir fakat salam, sosis, sucuk, pastırma gibi işlenmiş et ürünleri doğal proteinlerin aksine ters etki göstererek sinir sisteminde hasara yol açar. Bunların yerine balık, süt ürünleri, ceviz ve yağlı tohumlar gibi doğal ve yüksek kalite protein kaynakları da etin yanı sıra tercih edilmelidir.
9-Trans yağlar: Kalp hastalıkları, obezite ve kolesterole kadar bir çok hastalık için risk faktörüdür. Beyin fonksiyonları üzerinde de olumsuz etkileri vardır. Beyni daha durgun hale getirip, refleksleri ve beynin yanıt kalitesini etkilemektedirler. Trans yağlar inme riskini de arttırmaktadır. Uzun süre kullanımları Alzheimer hastalığında oluşan beyin küçülmesine benzer bir küçülme ile sonuçlanmaktadır. Bu küçülme trans yağların damarları yavaş yavaş hasara uğratmasından kaynaklıdır. Trans yağ alımı kesildiğinde bu durum önlenebilir ve inme riski azaltılabilir.
10- Yapay tatlandırıcılar: Kilo vermeye çalışanlar şekeri tatlandırıcılarla değiştirdiklerinde hemen zayıflayacaklarını düşünür. Yapay tatlandırıcıların daha az kalori içerdikleri doğrudur ancak iyilikten çok daha fazla hasar verebilmektedirler. Uzun süre yüksek dozda kullanımları beyin hasarı oluşturabilmekte ve bilişsel kapasitede olumsuz etki gösterebilmektedir.
11- Nikotin: Nikotin bir besin ürünü olmasa da glikoz ve oksijenin düzenli akışını bozmak ile birlikte beyine giden kan akımını kısıtlayarak beyinde hasara yol açabilmektedir. Nikotin sadece erken yaşlanma, kötü nefes ve akciğer kanseri oluşum riskinin artışına neden olmakla kalmayıp aynı zamanda kılcal damarları sıkarak nörotransmiterlerin üretim ve fonksiyonlarını engellemektedir. İnce kılcal damarlarda beyin fonksiyonlarının devamlılığı için önemli rol oynamaktadır. Damarlarda meydana gelen herhangi bir hasar tüm beyin fonksiyonlarını etkilemektedir.

Abur cubur ve şekerleme tüketmek kalıcı hafıza kaybına ve unutkanlığa neden oluyor.

Yazar: murat güneş Tarih: 09:23 Kategori: Yorum:




Eating Junk Food Causes Irreversible Memory Loss

Date:
December 19, 2013
Source:
Buzz60 / Powered by NewsLook.com
Summary:
Scientists in Australia are saying eating junk food for even a short amount of time can cause irreversible memory loss. The conclusions from tests with mice who ate a diet full of sugar and fat show the mice were unable to recognize places as well as mice who had had a healthier diet. Patrick Jones (@Patrick_E_Jones) has the rest.


Neden sahip olmadıklarımıza sahip olmaya çalışırken, sahip olduklarımızın farkına varamıyoruz???

Yazar: murat güneş Tarih: 15:24 Kategori: , Yorum:

Dün bu saatlerde yaşamış olduğum bir olay neticesinde bu yazıyı yayınlama ihtiyacı hissettim.
Bizler çoğu zaman makam mevki kariyer para lüks bir hayat saygınlık gibi değerlerin peşinde çabalarken en büyük değerin kıymetini unutuyoruz.
SAĞLIK....

Haftanın yorgunluğunu gidermek için gitmiş olduğum Gençlik Parkında bir çığlık yankılandı. Hemen koşup bakma gereği duyduk. yatırılmış olduğu bankta güçlükle tutulan bir genç. Muhtemelen 15-16 yaşlarında.
Yattığı yerde adeta can çekişiyor.Bir an gözüm çocuğu zapt etmeye çalışan adamın yüzüne takılıyor.
Kaşının yanından, yüzünden kan akıyor. Belli ki evladı kendine zarar vermesin diye kendi bedenini feda ediyor. Adama hemen sordum." Ambulans çağıralım mı?" kan ter içinde bana çaresiz bakışlarla şu cevabı verdi.
"Ambulansın yapabileceği birşey yok. Otizm hastası". O anda nutkum tutuldu. Çocuk biraz iyileşti ve birlikte gittiler.
Ne kadar acı bir tablo. Bir yanda ömür boyu katlanmak zorunda olduğu bir otistik evladı olan adam.
Bir tarafta da daha iyi bir hayat yaşamak için çırpınan bizler.
Sonuç olarak hiç birimizin o adamcağız kadar yaşamından şikayet etmeye hakkı yoktur!!!

Yazımı Kanuni Sultan Süleyman Han'ın şu dizeleriyle sonlandırıyorum...

Olmaya Cihanda Devlet bir nefes Sıhhat gibi... 

Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi

Mefharet didükleri ancak cihân gavgasıdur
Olmaya baht ü saâdet dünyada vahdet gibi

Ko bu ıyş u işreti çünkim fenâdur âkibet
Yâr-i bâki ister isen olmaya tâat gibi

Olsa kumlar sağışınca ömrüne hadd ü adet
Gelmeye  bu şîşe-i çarh içre bu sâat gibi

Ger huzur itmek dilersen ey Muhibbî fâriğ ol
Olmaya vahdet makamı kûşe-i uzlet gibi
---------------------------
Zülfine virdüm gönül dâm-ı belâsın bilmedüm
Her kılında var imiş bin müptelâsın bilmedüm

Cân ü dil derdüni arz itdüm tabibâ dir bana
Ölmeden artık bu derdün ben devâsın bilmedüm

Gâh hasret gâh hayret gâh mihnet gâh âh
Aşkının ben haste dil bunca belâsın bilmedüm

Ömrümi âşıkların kesmek değülse kasdı ger
Ya niçün her dem keser zülfi dütâsın bilmedüm

Cür’a-i câm-ı muhabbetden Muhibbî mest olup
Âlemin nice geçer ak u karasın bilmedüm

Günümüz Türkçesiyle
Halk içinde devletten daha itibarlı bir şey yoktur
Dünyada sıhhatli bir nefes gibi mutluluk yoktur.

Saltanat dedikleri şey ancak bir cihan kavgasıdır
Dünyada birlik gibi mutluluk ve talih yoktur.

Bırak bu eğlence ve içme meclislerini zira sonu fenadır
Eğer ebedi bir dost istersen sadakat gibisi yoktur.

(Bir kum saati gibi olan) Ömründeki kumların haddi hesabı olmasa da,
Bu donen sise içinde (en özeli) bir saattir.

Eğer huzur bulmak istersen ey muhibbi (hem sevgili hem de kendisi) her şeyden arın.
Dünyada kösesine çekilmek gibi huzur veren bir tek başınalık (huzur) yoktur.

Marriage Is Good For Heart Health, Study Says

Yazar: murat güneş Tarih: 10:22 Kategori: , Yorum:



Yapılan araştırmalara göre evlilik kalp sağlığına iyi geliyor. Tabiki doğru eşi seçebilmişseniz....
Haber linki

Kalp krizi riskinizi test edin!

Yazar: murat güneş Tarih: 01:27 Kategori: Yorum:

İşte kalp sağlığınıza 2 farklı açıdan yaklaşan ve bireysel durumunuzu değerlendirmenize imkan tanıyan detaylı bir test..

Kalp krizi testiSonra Oku

CEYDA ERENOĞLU / GAZETE HABERTÜRK

Türkiye’de yılda 200 bin kişi, kalp krizi nedeniyle yaşamını yitiriyor. Yalnızca ileri yaş hastalığı olmaktan çıkan kalp sorunları, genç yaşlarda da hızla artıyor.

Trafik kazalarını 30’a katlayan kalp krizinin en temel nedeni, sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam. Kalp hastalıklarında genetik faktörlerin de etkisi büyük. 

Bunun için ailesinde ani ölüm hikayesi bulunanların daha dikkatli bir yaşam sürmesini öneriliyor. İşte kalp sağlığınıza 2 farklı başlıkla yaklaşan ve bireysel durumunuzu değerlendirmenize imkan tanıyan detaylı bir test...

KALP KRİZİ RİSKİ TESTİ 

Testin bu bölümü Memorial Şişli Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez tarafından hazırlanmıştır.
1) Sigara içiyor musunuz?
A- Evet 
B- Hayır 
C- Yeni bıraktım 
D- Çok önce bıraktım 
E- Ara sıra içiyorum

Sigara içiyorsanız, ciddi bir kalp damar hastası adayısınız.

2) Menopozda mısınız?

A- Evet 
B- Hayır 
C- Genç yaşta girdim 
D- Hormon tedavisi kullanıyorum

Yanıtınız evet ise ve erken yaşta menopoza girdiyseniz; kalp hastalıkları bakımından riskli bir dönemdesiniz.

3) Doğum kontrol hapı kullanıyor musunuz?

A- Evet 
B- Hayır

Yanıtınız evet ise; kalp damarlarınızda pıhtılaşma meylinin artacağını unutmayın.

4) Spor yapıyor musunuz?

A- Evet 
B- Hayır 
C- Ayda bir 
D- Haftada bir 
E- Her gün

Kandaki kötü kolesterolünüzün yakılması için 5 kilometreyi 45 dakikada tempolu şekilde yürüyün.

5) Günde kaç saat çalışıyorsunuz?

A- 15 saatten fazla 
B- 15 saat 
C- 12 saat 
D- 8 saat

İş ve meslek konusunda hiçbir zaman beceri ve olanaklarınızı zorlamayın. Özellikle aile şirketlerinde yaşanan kalp krizi sorunları genç yaşta ölümlere neden olabileceğini unutmayın ve sınırlarınızı aşmayın.

6) Kaç saat uyuyorsunuz?

A-10 
B- 8 
C- 6 
D- 4

Kalp ve damar sağlığınız için günde 6 - 8 saat uyuyun.

7) Ailenizde kalp hastalığından erken yaşta ölüm var mı? (40 yaş altı)

A- Evet 
B- Hayır

Aile hikayenizde erken kalp hastalığı varsa, diyabet ve yüksek tansiyon hastası iseniz 30, değilseniz 40 yaşından sonra düzenli kontrole gidin.

8) İyi huylu kolesterolünüz ne düzeyde? ( HDL)

A- 40’ın altında 
B- 40-60 arası 
C- 60 üstü

HDL yükseldikçe kalp hastalıklarına yakalanma ve kalp krizi riskiniz azalır.

9) Kötü Huylu kolesterolünüz ne düzeyde? ( LDL)


A- 100’ün altında 
B- 100-150 arası 
C- 150’nin üzerinde

Eğer risk faktörleriniz varsa, LDL kolesterolünüzün 100 mg/dl’nin altında tutulması şarttır.

11) Diyabetiniz var mı?

A- Evet 
B- Hayır

Kalp krizi nedeniyle ani ölüm şeker hastalarında 6 kat daha sık görülür.

12) Tansiyon değerleriniz yüksek mi? (12/8)

A- Evet 
B- Hayır

Tansiyon değerleriniz 12/8’in üzerindeyse, kalbin çalışma yükü arttığı için kalp duvar kalınlıklarında meydana gelen artış kişiyi kalp yetmezliğine götürür.

13) Kan yağlarınızı  ne sıklıkla ölçtürüyorsunuz?

A- Yılda bir 
B- 5 Yılda bir 
C- Hiç ölçtürmüyorum

Aile geçmişinizde kalp hastası  varsa, şişmansanız, diyabet veya yüksek tansiyon hastasıysanız, sigara kullanıyorsanız 30, değilseniz 40 yaşından sonra şu testleri yaptırın: Total kolesterol, HDL (iyi huylu kolesterol), LDL (kötü huylu kolesterol), tigliserid ve kan şekeri. Kan yağları dışında düzenli olarak yüksek tansiyonunuzu ölçtürün. Koroner kalp hastalığından korunmak için hekim tavsiyesiyle birinci guruptakiler 30, ikinci guruptakiler 40 yaşından sonra günde 100 mg aspirin almalıdır.

BESLENME TESTİ 

Testin bu bölümü Memorial Şişli Hastanesi Kilo Kontrolü Merkezi'nden Diyetisyen Yasemin Sancak tarafından hazırlanmıştır.

1) Aşırı kilolu veya obez misiniz?

A- EVET 
B- HAYIR

Obezite kalp damar hastalıkları riskini iki kat artırmakta, diyabet hastalarında ölüm oranlarını % 80’e çıkarmaktadır.

2) Bel çevreniz kadınsanız 80 ve erkekseniz 94 cm’nin üzerinde mi?

A- EVET
B- HAYIR

Bel çevresinin bu değerleri geçmesi, obezitenin neden olduğu hastalıklara yakalanmak için yüksek risk oluşturur.

3) Günde kaç çay kaşığı tuz tüketiyorsunuz?

A- 0-1 
B- 0-2 
C- 2’nin üzeri

Günlük tuz tüketiminiz 2 çay kaşığını aşıyorsa, kalp ve damar hastalıkları açısından risk grubundasınız demektir.

4) Sıklıkla sakatat ve şarküteri ürünleri tüketiyor musunuz?

A- Haftada birden fazla 
B- Haftada bir 
C- Ayda bir 
D- Daha az

Sakatat ve şarküteri ürünleri; içerdikleri kolesterol miktarı bakımından damar tıkanıklıklarına neden olduğu için hiç tüketilmemelidir.

5) Haftada kaç yumurta yiyorsunuz?

A- 4’den fazla 
B- 2-3 
C- Bir ya da hiç

Anne sütünden sonra ikinci örnek protein olan yumurta haftada 2-3 kez tüketilmelidir. Hiç tüketilmemesi, vücudun kolesterol dengesini olumsuz etkiler.

6) Haftada ne kadar kırmızı et tüketiyorsunuz?

A- 3’den fazla
B- 1-3 
C- Hiç

Kırmızı et, kolesterol hastaları için haftada 2, sağlıklı kişiler için haftada 2-3 kez tüketilmesi gereken bir besindir. Etteki yararlı kolesterol, kalp hastalıkları riskini azaltır.

7) Şeker, pirinç ve beyaz ekmeği sıklıkla tüketiyor musunuz?

A- EVET 
B- HAYIR

Obezite artışına neden olan bu besinlerin tüketimi sınırlandırılmalı; tam tahıllı ekmek, kahvaltılık gevrek, esmer pirinç ve kepekli makarna tüketilmelidir.

8) Haftada ne kadar alkol tüketiyorsunuz?

A- 6-7 Kadehten fazla 
B- 4-5 Kadeh 
C- 2-3 Kadeh

Haftada 7 kadehten fazla alkol tüketimi, kilo alımına neden olduğu için dolaylı olarak kalp ve damar hastalıkları üzerinde olumsuz etki yapar.

9) Günlük meyve ve sebze tüketiminiz ne kadar?

A- 5 Porsiyondan az 
B- 5 -7 Porsiyon 
C- 7 - 9 Porsiyon 
D- Daha fazlası

Günde 5 porsiyonun altında sebze ve meyve tüketimi, kalp ve damar sağlığı açısından risklidir.

10) Meyve sebzelerin kabuklarını soyarak mı yiyorsunuz?

A- Evet 
B- Hayır

Yanıtınız hayır ise; kalbe giden damarların sağlığı için yeterli posa alımının çok önemli olduğunu unutmamalısınız. Sebze ve mevyeleri mümkün olduğunca kabuklu tüketmelisiniz.

11) Besinleri pişirirken kızartma ve kavurma yöntemlerini kullanıyor musunuz?

A- Evet 
B- Hayır

Yanıtınız evet ise; kalp hastalıkları açısından risk grubundasınız.

12) Tereyağı ve margarin kullanıyor musunuz?

A- Kahvaltıda
B- Yemeklerde 
C- Hamur işlerinde 
D- Az miktarda kullanıyorum

Hayvansal yağları az miktarda kullanmak sizi riskten kurtarmaz. Hayvansal yağ tüketiminiz haftada bir tatlı kaşığı tereyağını geçmemelidir.

13) Günde kaç adım attığınızı biliyor musunuz?

A- 10 bin ve fazlası 
B- 5 bin 10 bin arası 
C- 5 binden az 
D- Bilmiyorum

Yanıtınız D ise; sağlıklı yaşam için günde 10 bin adım atılması gerektiğini önemsemelisiniz.

14) Sürekli oturarak mı çalışıyorsunuz?

A- 12 saaten fazla 
B- 8 saat 
C- Daha az

Yanıtınız A ise; uzun ve hareketsiz oturmanın kan şekeri dengesi ve kalp damar sağlığı açısından risk oluşturduğunu bilmelisiniz.

15) Kilo vermek için şok diyet yapıyor ya da mucize ilaç kullanıyor musunuz?

A- EVET 
B- HAYIR

Haftada 0.5-1.0 kilodan fazla ağırlık kaybetmeyi hedefleyen diyetler; kas, sıvı ve elektrolit kaybına neden olarak, bir kas olan kalbi ölümcül şekilde etkileyebilir.

16) Ayda ne kadar kurubaklagil tüketiyorsunuz?

A- 2’den az 
B- 2 - 4 
C- 4’den fazla

Yanıtınız A ise kalp sağlığınız için çok önemli fitokimyasallardan uzak kalıyorsunuz demektir. Kurubaklagilleri haftada 1-2 kez tüketmeye çalışın.

17) Günlük kuruyemiş tüketiminiz ne kadar?


A- Bir kase 
B- Bir avuç 
C- 2 Ceviz veya fındık ya da 10 badem 
D- Hiç tüketmiyorum

Hiç tüketmiyorsanız bunun yanlış olduğunu bilmeli ve yağlı tohumların günlük beslenmedeki önemini hatırlamalısınız.

18) Ayda kaç kez fast food ve kızartma tüketiyorsunuz?

A- 4’ten fazla 
B- 2-3 
C- 1 veya daha az

Eğer yanıtınız A ise kalp hastalıkları açısından risk altındasınız demektir.

19) Haftada ne kadar balık tüketiyorsunuz?

A- Hiç tüketmiyorum 
B- 1-2 C. 2 ve üstü

Eğer yanıtınız A ise; balık tüketiminin azlığının omega-3 yetersizliğine neden olduğunu bunun da kalp sağlığı için tehlike oluşturduğunu aklınızdan çıkarmayın.

20) Hergün soğan sarımsak tüketiyor musunuz?

A- Evet 
B- Hayır

Yanıtınız hayır ise soğan ve sarımsak tüketiminin kalp sağlığı açısından önemini dikkate alarak, bu besinleri her gün tüketmeye özen gösterin.

21) Günlük çay tüketiminiz ne kadar?

A- Hiç 
B- 3 - 5 
C- 3’ten az 
D- 5’ ten fazla

Günde 3-5 bardak açık çay içmek; içindeki kateşinler antioksidan özellik gösterdiği için kalp sağlığına olumlu etki yapar.  

22) Bitter çikolata tüketiyor musunuz?

A- Evet 
B- Hayır

Bitter çikolata, damarlarda kolesterol birikimini önler, kalp krizi ve inme riskini azaltır.

d
d